“Değiştirmek”

“Değiştirmek”

 

Arkadaş, giymiş üstüne üç kat, “Sıcakladım, camı açsanıza!” diyor. Acaba üstündeki üç kattan kaynaklı olabilir mi güzel insan? Mesela o katlardan sadece birini çıkarmayı denesen aynı sıcaklığı duyacak mısın? Sanmam! Ama yok, ben niye değişeyim ki çevre değişsin! Ben zaten, iyiyim, güzelim, hoşum, bütün sorun çevrede, o değişsin!

Elbette öylesin, iyisin, güzelsin, hoşsun ama farkında değilsin! Duyan, yaşayan, anlayan ve algılayanın sen olduğunun farkında değilsin. Her şey ama her şey senin süzgecinden geçerek duyulur ve düşünülür. Bu bağlamda ortamın pasif bir alıcısı değil, aktif bir algılayıcısısındır. Bu nedenle kendini değiştirdiğinde çevreni de değiştirmiş olacaksın.

Daha huzurlu ve neşeli bir hayata giden ilk adım böyle başlar. Her zaman için dilek, istek ve niyetlerimiz öncelikle kendimize yönelik olmalıdır. Çünkü karşımızdakini o istemediği sürece değiştiremeyiz. O da zaten genelde istemez. Al sana vaveyla! Ama kendimizi değiştirebiliriz.

Bizde herkes, bir değişikliğe ihtiyaç varsa önceliği karşıya verir. Yetinmez, zora başvurur, onu değiştirmeye çalışır. Sonrasını bilirsiniz, hır gür falan filan… Bunun nedeni de muhtemelen doğduğundan beri varlığının hiçe sayılması ve bu nedenle çocuğun her şeyi karşıdan beklemeye alışması, bir aşamada da istenilen olmayınca bunun sebeplerinin çevreye yansıtılması…

Bundan dolayıdır ki, böyle yetişip büyüyen çocukların oluşturduğu toplumsal yapımız karmakarışık, çatışma, savaş, şiddet gırla gidiyor. Bu durumdan rahatsız olmayansa nerdeyse yok! Onlara çağrımdır; toplumu değiştirmek istiyorsanız kendinizden başlayın! Gerisi gelir…

Bir Cevap Yazın